TR / ENG

Veresiye Satan

“Veresiye Satan” Sergisi Üzerine, 

Bedenin maddi sınırları ile ruhun manevi sonsuzluğu arasındaki uçurum ile, iç/dış dünyanın çelişkileri ve aldatıcı bir mükemmelliğe duyulan ihtiyaca dair hissettiğim rahatsızlık geniş bir tematik çerçeve oluşturuyor denebilir. Bunları ifade ederken hangi imgelerin birlikteliği bana göre şiirsel bir yapı oluşturuyorsa, zorlama bir uyum derdine düşmeden tek tek o hikayelerin peşine takıldım. Ancak belli bir süre sonra, ilk iki sergimden farklı olarak bu defa çelişkiyi üzerinde taşıyan ve varoluş - görünüş arasındaki gerilimi en derinde saklayan toplumsal roller arasından seçtiğim kahramanların değil, sanatçının cevabını konu ettiğimi farkettim. İsyandan ve arayıştan ziyade kabulleniş ve tamirat hissiyatıyla harelenmiş bu ruh hali, dış dünyanın iç dünyayı taciz eden gürültüsünü betimlerken onunla başetme yollarını da tarif ediyor.

‘Veresiye Satan’, istese de başka türlü olamayan ve ebedi yükünü tarif edemeyen, bu yükün kendi kaçınılmaz kozası olduğuyla barışan ve ruhundaki rutubetli tek göz odanın sessiz ve kırılgan özgürlüğünü, dış dünyanın yaygarasından özenle sakınan ‘sanatçı bakışını’ anlatıyor. Tophane-i Amire Sarnıç galeri, sanat çevresinin popüler rotasına nispeten sessiz, korunaklı, seyirci sanatçının en mahrem kayıtlarına tesadüf eseri ulaşmış hissi yaratan yapısıyla bu sergiye uygun bir ev sahibi oldu. Bu gürültü hayatımızın janr resmini dönüştürmekle başlıyor işe, iç mekan nesnelerini deforme ediyor, seslerini kısıyor. Çocukluğa ait nesneler gibi hayal kurduran kaçış nesneleri dahi dışardaki toz fırtınasından payını alıyor. Bu balerin bu müzik kutusuna ağır kaçıyor artık, bu tarih kitabı kapağı kapanmayacak kadar külçeleşti ve akşam haberleri TV kapandığında dahi susmayacak bir felaketi bağırıyor. Minyatürleşen iç mekanlar minyatürleştirmenin kendine has etkilerini heykellerimde kullanma olanağı yaratıyor: Minyatür, gerçek oranın düşsel ikizi oluşuyla gözün içerde gezinebildiği ancak girilemeyen, insanı doğrudan ruhsallığın mekanına sokan sahneler kurgulama imkanı veriyor.

Fulya Asyalı